Sayfalar

22 Kasım 2009 Pazar

YAŞASIN 25 KASIM EMEKÇİ GREVİ!






KAMUOYUNA…


Egemenlerin global mali kriz ile beraber faturasını işçi sınıfı ve emekçilere çıkarmak için arttırdığı ekonomik-siyasal ve askeri saldırıları hiç durmadan devam etmektedir. Daha fazla yoksulluk, daha fazla sömürü, daha fazla işsizlik ve daha fazla hak gaspı anlamına gelen bu saldırıların bir yandan da “Yeni Sendika ve Toplu İş Sözleşmesi” yasalarıyla hukuki altyapısını örmeye çalışan Emperyalistler ve onların yerli uşakları, gün ve gün işçi ve emekçilerin yaşamlarını karabasana çevirmeye çalışmaktadırlar.
Gün geçtikçe büyüyen işsizler ordusu, har(a)çlarına zam üstüne zam yapılan üniversite öğrencileri, ekemez biçemez duruma getirilen yoksul köylüler, maaşlarına elektrik,su,doğalgaz ve ulaşım zam oranından çok küçük zaman yapılan emekçi memur, işçi ve emekliler bir avuç asalak sınıfın karı için adeta yoksulluğa-açlığa mahkum edilmeye çalışılıyor. Çalışma süreleri uzatılarak,ücretler düşürülmeye çalışılarak ve hükümet İşsizlik Sigorta Fonunda birken parayı sermayeye aktararak patronların ekmeğine yağ sürüyor.
Özellikle bu süreçte sendikaların görevi tarihsel olarak daha belirgin ve önemli bir hal alırken; ne yazık ki mevcut sendikaların bir çoğu bu önemli misyonu yürütmekten uzak bir yerde duruyor. İşçi sınıfı ve emekçilerin kazanılmış haklarına göz diken AKP’nin karşısında direngen ve kararlı bir duruş sergile-ye-meyen sendika yönetimleri AKP’nin daha çok pervasızlaşmasına dolaylı veya dolaysız zemin hazırlamaktadırlar.
Özellikle yıllardır neo-liberal politikalar ekseninde “esnek üretim” vb uygulamalarla yeniden şekillendirilmeye, esasta daha çok sömürülmeye çalışılan emekçiler bu süreçte diğer kesimler gibi canları en çok yanan çalışan kesimi oluşturuyorlar. Mevcut yasalar emekçi memurların çalışma ve sendikal durumuna yanıt vermekten çok uzaktır. Ve yeni saldırılara yanıt olarak artık seslerini “TİS ve Grev” hakkı için daha yüksek haykırmak için 25 Kasımda greve gidiyorlar. Üretimden gelen güçlerini kullanarak , yaşamı durdurarak greve gidiyorlar. Postada, okulda,maliyede,adliyede,hastane ve ülkenin bir çok işkolundaki emekçi memurlar 25 Kasım da insanca yaşam ve sendikal haklar için tüm emekten yana, emekçiden yana halkı 25 Kasımdaki “grevlerine” davet ediyorlar. “Okullara,postaneye,maliyeye,havaalanına vb. gitmeyin!” ,”grevimize destek verin1” çağrısında bulunuyorlar. “Ancak üretimden gelen gücünü kullanan örgütlü emekçiler haklarını kazanacaktır” bilinciyle bizde Devrimci Demokrat Sendikal Birlikten Emekçiler olarak tüm emekçi kardeşlerimizin yanında saflarda yerimizi alacağımız belirtmek isteriz. Zafer örgütlenen,birleşen ve direnen emekçinin olacaktır!
Yaşasın 25 Kasım Grevi!
Yaşasın Sınıf Dayanışması!
Birlik-Mücadele-Zafer!


DEVRİMCİ DEMOKRATİK SENDİKAL BİRLİK EMEKÇİLERİ

6 Kasım 2009 Cuma

Cesur Çuval işçilerinden eylem çağrısı...!


Kartal'da bulunan Cesur Çuval'da çalışan işçiler işten atma saldırısı ve hak gasplarına karşı mücadele ediyorlar.

Cesur Ambalaj işçileri gaspedilen hakları ve maruz kaldıkları baskılara karşı, Cesur Çuval patronundan ve görevini yapmayan sendika başkanlarından hesap sormak için 7 Kasım Cumartesi günü Taksim Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirecekler.
Basın açıklaması:
Tarih: 7 Kasım Cumartesi
Saat: 15:00
Yer: Taksim Meydanı

Tüm ilerici, devrimci sendika ve kitle örgütlerine:
Basına ve kamuoyuna

Bizler Cesur Ambalaj A.Ş.'de çalışan ve atılan işçileriz.

Bir seneyi aşkın bir zamandır çalıştığımız Cesur Çuval fabrikasında patronun kazanılmış sosyal haklarımıza yönelik saldırısına maruz kalıyoruz. Bu süre zarfında üç ikramiyemiz gasp edildi, yakacak, erzak vb. haklarımıza el konuldu ve aynı zamanda ücretlerimiz kuşa çevrilerek ödendi.
Bizler gece gündüz durmadan üç vardiya ve yoğun mesailerle çalıştığımız, günde tonlarca malı yurt içine ve yurt dışına gönderdiğimiz halde, gasp edilen bu haklarımızın verilmeyişini Cesur Çuval patronu Mehmet Cesur krizin etkileri olarak tanımlıyor. Krizi bahane göstererek elimizdeki son krırıntılara da göz dikenler trilyonluk bir iplik makinesini İran'da kurulu bulunan fabrika için satın alabiliyorlar.
Cesur Çuval, krizi işçilere saldırıya dönüştürmekte ve kazanılmış hakların tırpanlanmasına bir örnektir. Gerçekte üretim hacmi durmadan büyüyen hatta halen işçi alımına devam eden bu firmada on yıllık bir usta makineci ancak asgari ücretten on, yirmi lira fazlasına çalışmaktadır.
Yaşanan bu saldırılar karşısında özellikle de ücretlerimizi zamanında alabilmek için ilk olarak 5 Ekim tarihinde bir gün iş durdurduk. Ağustos ayının maaşlarını ancak bu eylemle alabildik. Gerçekleştirdiğimiz bu eylemde patron bundan sonra maaşların düzenli ödeneceği sözü vermesine rağmen bu sözünü yine tutmadı.

Bu tablo üzerine 4857 sayılı iş kanununun 34. maddesinden doğan ve işçinin ücretini zamanında alamadığı taktirde üretimi durdurma hakkına dayanarak 26 Ekim pazartesi günü sabah 07:00 vardiyasının başlamasıyla beraber işi dururduk. İş durdurma eylemine bu sefer sadece üç bölüm katılınca patron saldırıya geçti ve vardiya bitişi öncü işçi arkadaşlarımızdan birini 25. maddeden tazminatsız işten attı. 15:00 vardiyası daha başlamadan bu vardiyadan da iki öncü işçi arkadaşımız aynı maddeden ve aynı gerekçeyle işten çıkartıldı. Ve gün içinde 23:00 vardiyasından bir arkadaşımız ve daha sonrada üç arkadaşımız daha işten çıkartılmış oldular.

Patronun bizleri işten atma gerekçesi işçileri kışkırtmak, yasadışı grev örgütlemek ve bildiri dağıtmaktır. Burada yasadışı bir uygulama yapılmıştır ama bunu yapan biz işçiler değil patronun, yani Mehmet Cesur'un ta kendisidir.
Bizlerin haklarını ve ücretlerini çaldığı yetmemiş gibi bizleri gayri yasal bir biçimde işten çıkartarak haklarımızı savunmamızı engelleyebileceğini zannetmiştir.
Bizler Cesur Çuval işçileri olarak 2004 yılının Ocak ayında çalışma koşullarımızı düzeltmek için örgütlendik ve DİSK Tekstil Sendikası’na üye olduk. Sendikalaşma sürecimizde atılan işçi arkadaşlarımızla beraber bizlerde üretimi durdurarak hep birlikte eyleme geçtik. Üç gün süren direnişimizin ardından DİSK Tekstil Sendikası Başkanı ve Süleyman Çelebi Cesur Çuval patronu ile sözleşmeye oturdu. Ama bu sözleşme bir satışla sonuçlanarak 68 işçi arkadaşımızın işine son verilmesi ile sendika içeri girmiş oldu.
O zamandan sonra bir toplu sözleşme yapıldı fakat bu sözleşmenin hükümleri fabrikada uygulanmadı. Sendika bu hükümleri uygulama adına bir gün olsun gayret göstermedi. Hatta o dönem sendikaya üye olan işçiler dışında bir işçiyi dahi sendikaya üye yapmadılar. Bugün bin civarında çalışanı olan bu fabrikada sendikalı işçi sayısı yüz elliyi geçmez. O zamandan bu zamana ücretlerimizdeki sendika kesintisinin dışında sendikanın ne adını ne de kendini fabrikada görebildik. Bu son yaşanan süreçte de karşılaştığımız saldırılara ve hakgasplarına karşı gerçekleştirdiğimiz eylemlerde sendika ne bir kez olsun bizleri aramış ne de yanımıza gelmiştir.

Tüm kamuoyu önünde bu yaşanan süreci anlatmak Cesur Çuval patronundan hesap sormak, görevini yapmayan sendika başkanlarından hesap sormak için 5 ve 7 Kasım tarihlerinde eylemde olacağız. Tüm ilerici, devrimci, sendikaları, kitle örgütlerini, direnişçi işçi kardeşlerimizi ve basın emekçilerini yanımızda görmek ve eylemimize destek olmaya çağırıyoruz.

DİRENİŞTEKİ KARARLILIK VE COŞKU ETKİNLİĞEDE YANSIDI...!


Esenyurt Belediyesi’nde sendikalı oldukları için işten atılan belediye işçileri 76 gündür, Esenyurt Belediyesi önünde ve çeşitli merkezi yerlerde eylem ve etkinlikler gerçekleştirerek haklarını savunuyorlar.

Direnişin 76. gününde, Belediye-İş 2 No’lu Şube bir dayanışma etkinliği gerçekleştirerek, belediye işçileri işe geri dönene kadar mücadele edeceklerini haykırdı.

Esenyurt’ta bulunan Yorum Düğün Salonu’nda 1 Kasım günü gerçekleştirilen etkinliğe İSG, Halkalı Kağıt, Sinter Metal, Entes, Okmeydanı SSK direnişçilerinin yanısıra yüzlerce işçi ve emekçi katıldı. Ayrıca etkinliğe Belediye İş Sendikası 1 ve 5 No’lu, Tüm Bel-Sen 1 No’lu, Eğitim-Sen 1 No’lu, Deri İş Genel Merkez ve Tuzla Şube Yöneticileri destek verdiler.

Salonda “Sendikal hakkımız engellenemez!”, “Yolsuzluk ve yoksulluğa hayır!”, “Özgürlük mücadele eden işçilerle gelecek!” pankartları ile , “Hak gasplarına ve rantçılığa karşı direnen emekçilerin yanındayız! / Esenyurt’ta direnen belediye işçileri ve Pazar emekçileri ile dayanışma platformu!” pankartı yer aldı. Kürsüye ise “Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şube” pankartı asıldı.

Saat 13.15’te başlayan etkinlikte açılış konuşmasının ardından Bitlis Yöresi halk oyunları ekibi folklor gösterimi sundu. İlgiyle izlenen folklor gösteriminin ardından direnişçi belediye işçisi Fatih Albayrak bir konuşma yaptı.

Albayrak yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“76 gündür sürdürdüğümüz haklı direnişimizin zorlu geçeceğini biliyorduk. Genel merkezimiz ve direnişimize destek verenlerin yardımıyla direnişimiz daha da güçlendi. İşten atılanların sadece bizler olmadığını gördük. Bizler baskılara rağmen buradayız. Direnişe destek verenlere teşekkür ediyoruz.”

Sonrasında Belediye-İş Sendikası yöneticilerinden Erdoğan Kepeli kısa bir konuşma yaptı. Kepeli yaptığı konuşmada, “Tarihte direnenler hep kazanmamıştır ama kazananlar hep direnenler olmuştur. Esenyurt Belediye işçileri de kazanacaktır” dedi.

Ardından Grup İsyan Ateşi sahneye çıkarak ezgileriyle direnişe destek verdi. İsyan Ateşi’nin ezgileriyle çekilen halayların ardından Belediye-İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Gülüm bir konuşma yaptı.

Gülüm yaptığı konuşmada son 1 yılda kapitalizmin yaşadığı kriz nedeniyle 1,5 milyon kişinin işten atıldığını, TİS’lerde sıfır zamlara “evet” denildiğini sendikaların bu saldırılara karşı yeteri kadar mücadele etmediğini vurguladı. Gülüm ayrıca esnek çalışmanın yasallaştığını, sağlığın paralı hale getirildiğini, kıdem tazminatının gaspı ve sendikalar yasasıyla ellerinde kalan hakları alarak, işçilerin kölece çalıştırılmak istendiğini belirtti. Direnişe başından beri destek sunan işçi emekçilere, kitle örgütlerine teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

Hasan Gülüm’ün ardından Esenyurt’ta direnen belediye işçileri ve pazar emekçileri ile dayanışma platformu adına bir konuşma yapıldı. Yapılan konuşmada Esenyurt belediye işçilerinin direnişi selamlandı ve direnişin sonuna kadar işçilerle birlikte mücadeleyi büyüteceklerini belirtti. Direnişe destek verme, sınıf dayanışmasını yükseltme çağrısıyla konuşmasını sonlandırdı.

Platform adına yapılan konuşmanın ardından EMEP ve DDSB’nin etkinliğe gönderdiği mesajlar okundu. Ardından Servet Kocakaya Kürtçe ezgiler seslendirdi. Kocakaya’nın söylediği şarkılarla beraber halaylar çekildi. Çekilen halayların ardından Yurtiçi Kargo, Okmeydanı SSK direnişçi işçileri ve Tekstil-Sen’in etkinliğe gönderdiği mesajlar okundu. Okunan mesajların ardından UİD-DER tiyatro grubu, “Hamdolsun direnişteyiz!” adlı oyunu sergilediler. Oyun izleyicilerden büyük beğeni topladı. Yurtsever Cephe İşçi Birliği ve PARTİZAN’‘ın gönderdiği mesajlarla etkinlik devam etti.

Grup Munzur’un söylediği marşların ardından Esenyurt İşçi Kültür Evi bünyesinde kültürel faaliyet gösteren Tanyeli şiir grubu, okudukları şiirlerle mücadeleye çağırdılar. Direnişçi işçilerin gerçekleştirdiği etkinlik Erdal Bayrakoğlu’nun söylediği şarkılarla devam etti. Etkinlik çekilen horonların ardından sona erdi.

Etkinlik boyunca, “Yaşasın Esenyurt direnişimiz!”, “Yılgınlık yok, direniş var!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!”, “Sendika hakkımız direnerek alırız!”, “Direniş sürüyor, dayanışma büyüyor!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganları atıldı.

5 Ekim 2009 Pazartesi

İMF/Dünya Bankası toplantılarına karşı SOKAĞA, EYLEME!


IMF VE Dünya Bankası Krşıtı Birlik bir bildiri yayınlayarak 6 ve 7 Ekim tarihlerinde İstanbulda yapılacak eylemlere tüm işçi ve emekçi halkı davet etti.

"İstanbul’da toplanan İMF ve Dünya Bankası emperyalistleri 6-7 Ekim tarihlerinde yıllık toplantılarını gerçekleştirecekler. Bir haftadır ülke genelinde gerçekleştirilen protestolar 6 ve 7 Ekim tarihlerinde en üst noktasına ulaşacak.

Haftalardır “İMF/DB defol!” şiarıyla protestolarını sürdüren İMF ve Dünya Bankası Karşıtı Birlik olarak biz de 6 ve 7 Ekim günlerinde Kongre Vadisi’ni kuşatmak için eylem alanlarında olacağız.

6 Ekim’de DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından saat 11.00’de Taksim’de gerçekleştirilecek kitlesel protestoya katılacak ve eylemin ardından Taksim’den Kongre Vadisi’ne yürüyeceğiz.

7 Ekim’de ise saat 10.00’da Pangaltı’da, AGOS gazetesi önünde toplanacak ve Kongre Vadisi’ne yürüyeceğiz.

Tüm işçileri, emekçi halkı ve basın emekçilerini eylemimize destek vermeye çağırıyoruz.

Kitlesel protesto ve Kongre Vadisi’ne yürüyüş

Tarih: 6 Ekim 2009 Salı

Yer: Taksim Gezi Parkı

Saat: 11.00



Kongre Vadisi’ne yürüyüş

Tarih: 7 Ekim 2009 Çarşamba

Yer: AGOS gazetesi önü / Pangaltı

Saat: 10.00"

DİSK GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN ÇELEBİYE SİLAHLI SALDIRI!


DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi 5 Ekim günü sendikanın Genel Merkez binasında Rıza Tuçbilek isimli kişi tarafından saldırıya uğradı.ayağına 5 kurşun isabet eden Çelebinin durumunun iyi olduğu aynı gün saat 19:00 civarında DİSK yönetimi tarafından Florance Nightingale Hastanesi önünde yapılan basın açıklandı. Basın açıklması öncesi aralarında Deri-İş Genel Merkezi,Tuzla Deri-İş,Genele-İş Bölge,Genel-İş 1 Nolu Şube,Belediye-İş 2 Nolu Şube yöeticilerininde bulunduğu bir çok sendika yöneticisi-temsizlcisi hastane giriş kapısından "Baskılar bizi yıldıramaz-İnadına sendika inadına DİSK-Faşizme karşı omuz omuza,Başkana uzanan eller kırılsın,Kurtuluş yok tek başına , ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganları eşliğinde hastenenin önüne yürüş yaparak protesto gerçekleştirdiler.
Olay sonrası Polis 155'in olay mahaline gelmemesi,saldırganın gayet soğukkanlı tavırları ve özellikle IMF-DB protestoları öncesi saldırının gerçekleşmiş olması DİSK yöneticilerininde açıklamalarında dikkat edilmesi gereken ayrıntılar olarak açıklandı. DİSK Yönetimi tarafından en kısa zamanda Süleyman Çelebinin sağlığına kavuşacağını ve bir açıklmaa yapacağı bildirildi.

3 Ekim 2009 Cumartesi

DİRENİŞ SÜRÜYOR, KORKULARI BÜYÜYOR!



Belediye-İş Sendikası 2 No’lu Şube’nin öncülüğünde direnişteki Esenyurt Belediyesi işçileriyle bir araya gelen sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri, devrimci demokratik kurumlar bir basın açıklaması ile 2 Ekim günü Belediye Başkanının Saldırısını protesto ettiler.

"Yılgınlık yok,direniş var-direne direne kazanacağız-sendika hakkımız,diredirene kazanacağız-sendika düşmanı sitifa ve işçiye uznan eller kırılsın sloganları eşliğinde başlayan basın açıklamasını Belediye-İş 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Gülüm okudu.
Belediye Başkanı Kadıoğlu’nun, Kültür Merkezi önünde oturma eylemi yapan işçilere ağza alınmayacak hakaretlerle fiziki saldırıda bulunduğunu belirten Belediye-İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Gülüm, “Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, küfür etmekle, tehdit etmekle bizi yıldıramaz. Haklarımızı alıncaya kadar mücadelemize devam etmekte kararlıyız” dedi. Devamında "Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu`nun işten attığı üyelerimizin belediye önünde 48 gündür sürdürdüğü direnişe tahammülsüzlüğü her geçen gün artıyor. Dün saat 15.00 sıralarında Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu korumaları ve bazı meclis üyeleriyle birlikte işçilerimize ağza alınmayacak sözler sarf ederek hakaret etmiştir. Daha öncede belediye başkan yardımcısı Emin Batmazoğlu bizzat benim olduğum bir sırada fiili olarak pankartlarımızı yırtmıştı.Belediye başkanı saldırı sırasında işçilerin taşıdığı pankartlarını yırtmış, üzerinde oturulan tabureleri kırmış bir fiil kendisi küfür etmiştir.Bu olaydan hemen sonra da iki üyemizi daha işten çıkartmıştır. Esenyurt belediye başkanı, yaptığı bu hukuk dışlılık yetmiyormuş gibi birde işçilere saldırarak bir suç daha işlemiştir. Bu saldırısını da örtmek için işçilerden kendisine saldırıldığı ve hakaret edildiğine dair şikâyette bulunarak üyelerimizi gözaltına aldırtmıştır.
“Bizler bu olayı Cumhuriyet Savcılığına götüreceğiz. Suç duyurusunda bulunacağız. Bu suç duyurusunda olay yerinde MOBESE kameraları ve belediyenin kameralarının görüntüleri bizim delillerimizdir. Bunların bir an önce izlenmesini ve güvenlik altına alınmasını istiyoruz. Bu basın açıklamasıyla bunu kamuoyuna açıklıyoruz. Çünkü Esenyurt Belediye Başkanı ve yönetimi bu delilleri de karatmak isteyebilir” dedi.
Ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirilirken "Saldırıların "demokratik açılım,kriz bitti" çığırtkanlığı yapan AKP iktidarının gerçek yüzünü gün geçtikçe daha çok gözler önüne serdiğini" söyleyen Gülüm devamında; "saldırı politikalarını esasta organize edenlerin şu an ülkemizde bulunan IMF ve DB gibi kanemici kurumlar başta olmak üzere Emperyalizm olduğunu ve emperyalizmin ülkemizden kovulmadan işçi sınıfı ve emekçilerin rahat yüzü görmeyeceklerini" belirtti. 6-7 Ekimde IMF ve DB Protestolarına yapılan çağrıdan sonra "kahrolsun IMF,kahrolsun emperyalizm,birlik-mücadele-zafer" sloganları ile basın açıklaması son buldu.

ESENYURTTA İŞÇİLERE SALDIRI VE GÖZALTI!



47 Gündür sendikalı oldukları için Esenyurt Belediyesinde işten çıkartılan 14 belediye işçisi 2 Ekim Cuma günü Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu,kormaları ve beraberindeki bazı meclis üyeleri tafaından saldırıya uğradılar. Bir toplantı için Belediye binasından Kültür Merkezi binasına geçerken işçilerin alkışlı protestosu sırasında ağıza alınmayacak hakaretlerde bulunan başkan ve yanındakiler azgınca işçilere saldırmakla kalmamış, direniş alanındaki tabureleri kırmış ve pankartı yırtmaya çalıştı. Saldırı sonrası iyice pervasızlaşan başkan Necmi Kadıoğlu 2 belediye işçisini daha çıkarttı. Böylece işten çıkartılanların sayısı 16'ya ulaştı. başkanın direnişteki işçilere tahhammülsüzlüğü ve hukuksuzluğu bununlada bitmedi. Başkan ve avukatları "saldırı ve hakaret" gerekçeleri ile işçiler için suç durusunda bulundu ve 16:30 civarı direnişteki belediye işçileri gözaltına alındılar. yaklaşık 5,5 saat boyunca ifadeleri alınan işçiler yaklaşık 22:30 gibi serbest bırakıldılar. "Direniş büyüdükçe belediye başkanının korkularının büyüdüğünü belirten" Belediye-İş 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Gülüm "işçilerin moral motivasyonlarının yerinde olduğunu,bu ve benzeri saldırlarla buradaki direnişi bitirmeye güçlerinin yetmeyeceğini" ve yarın saldırı ile ilgili bir basın açıklaması düzenleneceğini belirtti.


BASINA VE KAMUOYUNA


2 Ekim günü saat 15.00 civarı Esenyurt belediye başkanı ,bazı meclis üyeleri ve korumaları ile direnen işçi arkadaşlara saldırmıştır. işçilerin sendikal haklarına karşı direnişlerine gösterdiği tahammülsüzlük bitmemiş; işçilere karşı ağır hakaretlerde bulunan belediye başkanı Necmi Kadıoğlu ve yanındakiler hakaretle kalmayıp işçilerin pantartını yırtıp oturdukları taburelerini kırmışlardır. Saldırının ardından saat 17:00 civarında Esenyurt Belediyesi Kültür Merkezi önünde direnen işçi arkadaşlar gözaltına alınmış.
Belediye Başkanının yapmış olduğu saldırıya cevap vermek ve bir kez daha direnişteki işçi arkadaşların bizlerin kararlılığını ortaya koymak için 3 EKİM CUMARTESİ GÜNÜ BELEDİYE önünde basın açıklaması gerçekleştirilecektir.
Biliyoruz ki birlik oldukça saldırıları püskürteceğiz. Sesimizi daha güçlü haykırmak için tüm duyarlı kurum ve dostlarımızı bizimle destek olmaya çağırıyoruz.

Belediye-İş 2 Nolu Şube

27 Eylül 2009 Pazar

BELEDİYE İŞÇİLERİ DİRENİŞTE KARARLI


AKP'li Esenturt Beleiyesinin sendikalı oldukları için işten çıkardığı işçi sayısı 14 oldu. tıpkı İzbeton işçileri,Sinter Metal işçileri ve hakları için bayramda Ankara yürüyüşüne geçen Kent A.Ş. işçileri gibi Esenyurt Belediyesindeki işçilerde bayramı direnişle karşıladılar. "Bayramda direnişi devam ettirmeden başka çıkar yollarının olmadığına" değinen işçiler, sendikalı olarak işe alınıncaya kadar direnişlerine devam edeceklerini ve "direnişi pazar yerleri ellerinden alınan pazar esnafı ile büyütme kararlıığı içinde olduklarını" söylediler.
Ayrıca 24 Eylülde yapılan eylemde konuşan Belediye İş 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Gülüm " direnen işçilerin ekonomik sıkıntıdan kaynaklı çocuklarını okula dahi gönderemediklerini,bunun tek sorumlusunun AKP'li Belediye yönetiminin olduğunu" ve halen belediyede çalışan işçilere de seslenerek "Bizi işten atanlar sırasıyla sizleri de atacaklar. Bizi atanlar bugün sizinle uğraşmıyorsa, bizim belediye önünde yürüttüğümüz eylem ve direniş olduğu içindir. Ama yarın sıra size de gelecek” diye belirtti. Yine Hasan Gülüm Bizim için bu mücadele onur mücadelesi, bu mücadele bizim için haksızlığa karşı ayakta kalma mücadelesidir. Bu onurlu mücadeleyi büyütmek için her perşembe yapacağımız eylem takvimi her çarşamba değişmiştir. Duyarlı tüm dostlarımızı bize destek olmaya çağırıyoruz" dedi.

15 Eylül 2009 Salı

SENDİKASINDAN İSTİFA ETMEDEN DİRENEN BELEDİYE İŞÇİLERİNE SAHİP ÇIKALIM!


Bizler 29 Mart yerel seçimleri sonrası Esenyurt Belediyesi’nin ilçe olmasıyla Yakuplu’dan gelen Belediye-İş Sendikası’na üye 39, Kıraç’tan gelen sendika üyesi 94 işçi ile Esenyurt’a geldik. Biz gelir gelmez Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Emin Batmazoğlu bize “bir gerekçe göstermeden, biz sendikalı işçilerle çalışmayız, sendikadan istifa edin yoksa sizi işten atarız. Çünkü siz burada sendikalı olmadan dolayı huzurumuzu bozarsınız” dedi.
Kısa süre sonra sendikamızdan istifa etmediği için önce 3, sonra sırayla ikişer kişiyi her hafta atarak toplam 9 kadrolu, Belediye-İş Sendikası üyesi işçiyi işten attı. Şimdi de Başkan Yardımcısı Emin Batmazoğlu, “sendikalı işçiler bitinceye kadar bu uygulamaya devam edeceğini” söylüyor.
Emekçi Esenyurt halkı,
Sizin oylarınızla seçilen Esenyurt Belediyesi’nin, işçilerin anayasal hakkı olan “sendikalı olma hakkını” kullandığı için işten atmasına ve yasaların çiğnemesine hayır diyorsanız,
Siz esenyurt meclis üyeleri,
Sizler 5 yıllığına Esenyurt halkın oyları ile oluşan meclis üyeleri belediye başkan ve yönetimin yasaları çiğnemesine göz yumacakmısınız?
Siz demokrasinin olmazsa olmaz temsilcileri siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri,
Esenyurt Belediyesi’nde yaşanan anti-demokratik uygulamalarla işten atılan işçilere ve şu anda halen işbaşında olan işçi arkadaşlarımıza dayatılan bu hukuk dışı uygulamaya karşı sessiz kalmayacaksanız…
YANLIŞA KARŞI SÖZÜ OLACAK SİZ ESENYURT HALKI,
Biz direnişteki işçiler olarak, Esenyurt Belediye Başkan ve yönetiminin bizlere uyguladığı bu yanlış tutuma karşı mücadele ediyoruz ve işimize geri dönmek istiyoruz.
Bizler bunun için burada başlattığımız bu direnişimizi bundan sonra her hafta Perşembe günleri saat 12:oo de Belediyenin önünde basın açıklaması ve oturma eylemi yapacağız. Siz de katkı sunarsanız birlikte başaracağız. Bu nedenle başlattığımız bu mücadelede dayanışma ve desteklerinizi bekleriz.

BELEDİYE-İŞ SENDİKASI İST.2 NO’LU ŞUBE

11 Eylül 2009 Cuma

"IMF ve Dünya Bankası Karşıtı Birlik"ten Mücadele Çağrısı!

1-7 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek olan IMF-DB toplantısına karşı oluşturulan "IMF ve Dünya Bankası Karşıtı Birlik" bugün saat 11:00'de Makine Mühendisleri Odası'nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
“IMF ve Dünya Bankası defol - IMF ve Dünya Bankası Karşıtı Birlik” pankartının açıldığı basın toplantısında, basın açıklamasını Birlik bileşenleri adına Eyüp Baş okudu.
Baş, 28 Eylül’de başlayıp 7 Ekim’de bitecek olan IMF ve Dünya Bankası toplantılarına, dünyanın dört bir yanından emperyalist tekellerin emrindeki 13 bin bankacının geleceğini belirtti. Baş, dünya halklarının geleceği hakkında emperyalistlerin karar alacağı bu toplantıya karşı, 13 Eylül’den itibaren sokaklara çıkacaklarını vurguladı ve herkesi IMF ve Dünya Bankası toplantılarını yaptırmamaya çağırdı.
Sendika ve meslek örgütlerinin de bu konuda daha aktif bir tutum almaya çağrıldığı basın toplantısında birliğin eylem programı açıklandı:

* 13 Eylül saat 17.00’de Taksim Tramvay durağından Galatasaray’a “IMF ve Dünya Bankası Defol” yürüyüşü yapılacak.
* 17 Eylül saat 13.00’te Merkez Bankası Unkapanı binası önünde,
* 24 Eylül saat 13.00’te Dünya Bankası Ofisi’nin bulunduğu Kanyon AVM önünde,
* 28 Eylül saat 10.00’da Hilton önünde basın açıklamaları yapılacak.
* 1 Ekim’de Taksim’de sendika ve meslek örgütleri tarafından yapılacak yürüyüşe katılım sağlanacak.
* 1-7 Ekim tarihleri arasında Taksim ve çevresinde alternatif etkinlikler düzenlenecek.
* 6-7 Ekim’de IMF toplantısının yapılacağı salona gidip, “bizim de sözümüz var denilecek” halkların isyanı dile getirilecek.

IMF ve Dünya Bankası Karşıtı Birlik'i oluşturan bileşenler şöyle;
Demokrasi İçin Birlik Hareketi (Demokratik Toplum Partisi, Toplumsal Özgürlük Platformu, Sosyalist Demokrasi Partisi, Sosyalist Parti, Sosyalist Dayanışma Platformu, Emekçi Hareket Partisi, Sosyalist Emek Hareketi, Anti-kapitalist, Türkiye Gerçeği, Demokratik Dönüşüm, 14 Mayıs Platformu), Halk Cephesi, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Partizan, Demokratik Haklar Federasyonu, Halk Kültür Merkezleri, Alınteri, Ezilenlerin Sosyalist Platformu, Özgürlükçü Sol Hareket, Çağdaş Hukukçular Derneği, Kaldıraç, Devrimci Hareket