Sayfalar

19 Aralık 2009 Cumartesi

“Tek Kurşunumuz Kaldı, O Da Bu Direniştir!”




17 Aralık’ta işçilere yapılan saldırının ardından Ankara’da bulunan devrimci kurumlar ve demokratik kitle örgütleriyle bir ziyaret gerçekleştirmiş ve sonrası tekrar görüşmek üzere sözleşmiştik. Tekel işçileri ile 18 Aralık sabah erken saatlerde Türk-İş Genel Merkezi önünde bir araya geldik. İşçiler eylemlerine kararlı bir şekilde devam etmesine karşın sendikadan bir açıklama yapılmamıştı. Yaptığımız sohbetler sırasında işçiler bu durumdan rahatsız olduklarını söylediler. Sendikanın kendilerini oyalamaya çalıştığını ve artık bir eylem planı istediklerini dile getirdiler. Açlık grevine başlayan işçilerden biri ise "Sendikanın ne yapmak istediği ortada. Ama eğer bu direnişi sendika bitirme kararı alırsa bu binayı (Türk-İş Genel Merkezi) başlarına yıkacağız, bizler kararlıyız. Tek sıkımlık kurşunumuz kaldı o da bu direniştir" diyerek sendikanın tutumuna rağmen ne kadar kararlı olduklarını özetledi.
Gün boyunca Türkiye'nin dört bir tarafından gelen işçilerle sohbetlerimiz devam etti. Özellikle T. Kürdistanı’ndan gelen işçilerin CHP ve İşçi Partisi'nin anti-propagandalarına, işçileri şovenizme yedekleme çalışmalarına rağmen devrimcilerin burada olmasına çok değer verdiklerini sohbetlerimizde sürekli dile getirmeleri çok olumluydu. 19 Aralık Katliamı’na yönelik basın açıklamasının ardından DDSB flamaları ile işçilerin yanına gittiğimizde de aynı sahipleniş kendini gösterdi. "Tekel İşçileri sizinle gurur duyuyor" sloganlarıyla karşılandık. Ajitasyon konuşması yapan arkadaşımız "Bizlere provokatör diyorlar. Bizler provokatör değiliz, sizin sorunlarınıza sahip çıktığımız için buradayız. Bizim de anamız, babamız işçi. Bizler de işçiyiz! Sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz!” diye megafondan haykırınca işçiler alkışlarıyla desteğimize değer verdiklerini bir kez daha gösterdiler.
Aralarında T. Kürdistanı’ndan gelen işçilerin yoğunlukta olduğu Tekel işçileri yükseltilen şoven dalgaya rağmen kardeşlik vurgusu yapmayı da ihmal etmediler. Dövizlerine "Türk'ü Kürt’ü burada AKP nerede?", “İşte Açılım” gibi yazılar yazdılar. Konuşmalarında da sıkça işçilerin emekçilerin birlikte mücadelesinin önemine vurgu yaptılar ve kendi direnişlerinin bunun en iyi örneği olduğunu belirttiler.
Flamalarımız ile alana girdiğimizde işçilerin olumlu yaklaşımları ve sahiplenmeleri görülmeye değerdi. Kortejimize katılarak flamalarımızı taşıyan işçiler bizden güç aldıklarını bir kez daha dile getirdiler. Türk-İş’te yapılan toplantının kararını bekleyen işçiler çıkabilecek olumsuz bir karar karşısında eylemlerine devam edeceklerini ve bundan sonra sendikanın kendilerini kaybedeceğini dile getirdiler.

Ankara DDSB